2 yaşındayken günde 2 paket sigara içen çocuğa ne oldu

ilginç ilanlar ve ilginç manşetler -6

Gelmiş Geçmiş En Bomba Magazin Haberleri

Güzel Ülkemizden İlginç Ve Komik 15 İntihar Girişimi

Mesele Entellektüel Değil Entelektüel Olmaktır! (Part 1)

Genel Bilgiler, Pratik Bilgiler 6 Şubat 2016
2.288

İnternet’te “nasıl entel olunur” ya da “entellektüel olmanın yolları” tarzı pek çok arama dönüyor. Haliyle de bu konuda başlık atmış olan onlarca site var. Fakat pek çoğu durumu hepten yanlış anlamış gibi görünüyor. Kelimeye ikinci “L” harfinin istikrarla konulup; konu altına da “çok kitap okuyun, onu alın, bunu izleyin” yazmak kolay! Bunları zaten herkes biliyor. Pratiğe dökmemelerinin nedeni bilmemeleri değil; uygulama sürecinin sıkıcılığı ya da ayıracak yeterli vakitlerinin bulunmaması. Deyse; entelektüel bir kişilik olabilmek için kitap okunmasının ya da gıy gıy müzikler dinlenmesinin daha önceleri bilinmeyen bir numaraymış gibi allanıp, pullanıp satılmasının bir manası yok. Onlar entel(l)ektüel olsunlar, gelin biz entelektüel olmanın kestirme yolları nedir ona bakalım!

entelektüel

Kural 1: Öncelikli olarak neden entelektüel olmanız gerektiğini kendinize sormalısınız. Yani arkadaşlarınıza havalı mı görünmek istiyorsunuz, iş hayatında saygınlık mı kazanmak istiyorsunuz, yoksa öğretmenize kültürlü görünüp sözlü notu mu kapmaya çalışıyorsunuz? Tabii birde sevdiceğinizle ayrı dünyaların insanları olma durumu var. Hani bir taraf manyaklık derecesinde enteldir. Sizin görmeye midenizin dayanamadığı yemekleri yer, orada sergi var, burada müzikal var deyip sizi oradan oraya sürükler. Sonra nerede buluşsanız yanında bir çift de kitap getirir. İnstagram’da her zaman “kitap, kahve, yağmur; bermuda üçgeni” ni kurarak fotoğraflar paylaşır. Nerede bir hayvan görse “çok şeker değil mi yaaa” diyerek hayvanın üzerine atlar. Bide baya cins giyinirler ya. Öyle saçlar başlar falan, hayır anlamıyorum insan hiç mi sıkılmaz o boynundaki fulardan. Herhalde bu entelektüel olma mevzusu bir örgüt ya da cemiyet sistemi ile işliyor. Yani eğer buraya kabul edilmeyi başarırsanız; kutsal bir merasimle boynunuza bir fular geçirip, mistik konuşmalar yapıyorlar. Tamamı entel ve fularlı bir jüri tarafından kutsanmış oluyorsunuz sanırım. Nasıl iliminaticiler tek göz, piramit falan takılıyorlar ya, bunların simgesi de fular!

entelektüel

Kural 2: Etkilemek istediğiniz çevreyi iyi gözlemleyin. Şunu belirtmek gerekir ki; entelektüellik oldukça dolu bir kavram. Dolayısıyla öyle herkesin bu unvanı taşıması baya zor bir durum. Eğer sanatsal ve kültürel mevzulardan biraz uzaksanız; bu tip konularda bir iki afilli laf eden herkesi entel ya da entelektüel olarak nitelendiriyor olabilirsiniz. Bu da muhtemelen sizin gözünüzü korkutuyordur. “Ulan ben bu kadar şeyi nasıl öğreneceğim!” telaşesine kapılmayın. Onları kendi silahlarıyla vuracağız.

entelektüel

Kural 3: Etraf kendini entel sanan ve entelektüel olarak nitelendiren; popülist robotlarla dolu! Söylesenize aklınızdan “entel” kelimesini geçirdiğinizde zihninizde canlanan resim ne? Hadi birlikte çizelim. Bir kere kesin zayıftırlar. Daha önce hiç şişman bir entelektüel kişilik gördüğümü hatırlamıyorum. Ondan sonra mutlaka güzel ya da yakışıklı tiplerdir. Yani çok güzel olmasalar da en azından çirkin olarak nitelendiremeyeceğimiz skaladadırlar. Gözlük taktıklarına yemin edebilirim! Mutlaka ama mutlaka vardır. Gözlüksüz entel olmaz. Olamaz! Çok fazla aksesuar kullanan tiplerdir. Saatler, cins cins bileklikler, dövmeler, şapkalar ve tabii ki kutsal fular! Birbirine uymayan ne kadar manyak renk varsa; hepsini bir araya getirerek kombin yaparlar. Bu kombinde vintage ve retro havaları göze çarpar, floral ve ekose desenler olmazsa olmazlardandır. Ellerinden kitap düşmez. Okusalar da okumasalar da o kitap eve dönene dek ellerinde dolaşır. Eve gittiklerinde akşam yağmur yağarsa bir de İnstagram da dolaşır. En son çıkan telefon modeline sahiptirler. Sokakta yürürken kulaklık takmak için programlanmışlardır. Vee son olarak; çapımızın entellik olduğu kadar zenginliğinde simgesi olan bir adet Starbucks kahvesi! Haa onu da içiyorlar mı yoksa hava olsun, zengin göstersin amaçları bütün gün ellerinde mi taşıyorlar tam bir muamma!

entelektüel

Üst satırlarda betimlediğimiz nitelikteki pek insanımız; kendini entel sanmakta ve yakın çevresine adeta büyük bir entelektüelin anlanmamazlık içindeki bohemliği ile bakmaktadırlar. Fakat bir paradoks zincirini meydana getiren en önemli halka şudur ki; bu tip kişilerin hiç biri entel ya da entelektüel değillerdir.

entelektüel

Peki Entelektüel Kimdir?

Entelektüelin kelime anlamını tanımını falan boş verin. Asıl bilmeniz gereken şey sınırların ötesinde olabilmenin ötesi! Entel kişi sürüden ayrılandır. Herkes gibi düşünmeyen, herkes gibi yaşamayandır. Yaptığı her eylemin anlamını sorgulayandır. Mesela; bir entelektüelin elinde Iphone görmeniz olanaksızdır. Çünkü düşünür! Düşünür ve bunun kapitalist bir oyundan ibaret olduğunun ve asla sonunun gelmeyecek oluşunun farkındadır. Bu yüzden en son modeller ve markalar peşinde koşmaz. Onun için amaç işlevselliktir. Konuşup, mesaj gönderebildiği bir telefondan fazlası; ona mutsuzluk getirir. Çünkü onun en büyük savaşı tatminkârsızlıktır. Entelektüel kişi; marka budalası değildir. Bir şeye para harcıyorsa ondan en yüksek ölçüde verim almak ister. Mağazaya gitmeden önce evde ezber yapılan kahve isimleri ve dandik bardakları için para dökmez. Eğer döküyorsa bu kahvenin tadından gerçekten hoşlandığı içindir. Aksi halde kim içerse içsin bundan etkilenmez. Kendisinde “herkes alıyor ben de almalıyım” dürtüsü hissetmez. Entelektüel kişi sanata ilgi duyar, tiyatro, sinema, müzik, resim … Hiç birini ayırt etmez; hepsine en önden iştirak eder? Peki niye bu kadar sanat düşkünüdürler? Çünkü hakikaten kitap okuyan insanlardır. Fakat kitaplara tıpkı her sabah tuvalete çıkarılan bir ev hayvanı muamelesi yapmazlar. Genellikle geceleri; loş ışıkta okuma yapan ve mutlaka çeşitli notlar alan kişilerdir. Gündüzleri ise; kendi kurdukları ütopik dünyaları sebebiyle dünya ve ülke gündeminden geri kalmamak için daha çok gazete dergi kurcalarlar. Tüm bu okumalar onlara dünyanın sefaletini bir kez daha anlatır. Ve çareyi yine sanatın kollarında ararlar. Çünkü hayatla oynanmalıdır. Bir gün bir deliyi anlamalı, bir günse kocasını aldatan işveli bir kadın hissedilmeli. Don Kişot olmalı bir gün. Diğer günse gitarına aşık bir rockstar. Aksi halde gerçek rollerle hayatı yaşamaya devam etmek çılgınlık derecesinde bir saçmalıktır. Onlar her gün bir başkasının ruhunu bedenlerine yerleştirirler; bu yüzden her gün yeni ruhları arzularlar. En çarpıcı ruhları ise; sanatın vücudunda bulurlar. Bu yüzdendir farklı giyinmeleri, bu yüzdendir; ilmek ilmek işlenen konuşmaları. Onları sanat yoğurmuştur. İlkellikten kurtulmuş sanatsal vücutlardır artık onların ki… Fular konusuna ise bir açıklamam yok. Hala aynı görüşteyim; kesin havalı bir törenle veriliyor.

entelektüel

entelektüel

Gelelim Bizim Nasıl Entel Olabileceğimize…

İçinden gelmeden yukarıdaki gibi biri olmak akıl almaz derece sıkıcı olmalı. Üstelik çok da uzun sürecektir. Böyle çok kasmadan entel olabilmenin bir yolu var mıdır peki? Aslında vardır. Mühim olan havaya girebilmek. Evet evet; entelektüellik öyle bir şey ki; olana kadar kendinizi berbat hissediyorsunuz, sıkıntıdan patlıyor, çatlıyor, adeta atomlarınıza ayrılıyorsunuz. Fakat bir kere, yalnız tek bir kere kendinizi gerçek bir entel gibi hissettiğinizde; kutsal törenle fularınız taktim ediliyor ve siz bundan sonra kendinizi arkasında kahramanlık müziği çalan bir film karakteri gibi hissediyorsunuz. Ee böyle hissetmek tatlı geliyor tabii; dolayısıyla motivasyonunuz yükseliyor; ağır ağır da olsa gerçek bir entelektüel olma yolunda ilerleme kaydediyorsunuz.

entelektüel

Peki Çok Masraf Yapmadan Entelektüel Olunur Mu?

Olunmaz mı tabi ki olunur. Zaten fuzuli para harcamak, marka yağcısı olmak entel kişiliğin doğasına aykırı. Bu durum tarihte de böyledir. Bu kişiler giydikleri kıyafetlere ya da aksesuarlara çok para yatırmazlar. Zaten mutlaka sanatsal yatkınlıkları oluşmuştur. Pek çoğunu kendileri yaparlar. Eskileri keser boyar mutlaka marjinal bir şey çıkartırlar ortaya. Siz henüz bir entel adayı olduğunuzda; bu tip becerileriniz olmayabilir. Fakat bu durum bir alışveriş çılgınlığı başlatacağınız anlamına gelmez. Ne demiştik en başında “sürüden ayrılın”. Hemen gidip gardırobunu yenilemek herkesin yapabileceği sıradan bir şey. Siz farklı olmalısınız! Bunun için bir terziden ya da mahallenizde veya apartmanınızdaki dikişten anlayan tontiş teyzeden yardım almaya ne dersiniz. Dolabınızda ne var ne yok toplayıp bir terziye götürür sıkı da pazarlık yaparsanız; kıyafet mevzusunu düşük bir bütçeyle kapatabilirsiniz. Ne tür değişikler yapılacağı konusunda internet görsellerinden ilham alın ama orasına, burasına mutlaka bir farklılık katın. Unutmayın görsellerdekiler sürü için hazırlanan kıyafetler. Siz oraya ait değilsiniz. Eğer yakınlarımda dikişten anlayan tontiş bir teyze var diyorsanız. Dümeni ona bırakın. Ne varsa eskilerde var! O mutlaka nostaljik izler taşıyan bir kaç tasarıma imza atacaktır. Haa bu arada o tontiş teyze muhtemelen para  konusunda “istemez evladım” diyecektir. Parayla işi yoktur elbet ama; her gittiğinizde ona ufak armağanlar götürebilirsiniz. Ne de olsa bir entelektüel ince düşünür ama değil mi? Ona bir demet çiçek alın ya da market alışverişini yapın; yazık kadıncağız taşımasın ağır poşetleri…

entelektüel

entelektüel

Geçici The End Çizgisi: Yazıyı yazan ben de dahil henüz bir entelektüel olmadığımız için ben yazmaktan siz de okumaktan  sıkıldınız. Bu kadar bilgi depoya ağır geldi, sert geldi… Evvela burada geçici bir çizgi çekelim. Yarın olduğunda yeniden buluşur kaldığımız yerden devam ederiz. Bir terzi ya da tontiş teyze bulmak için bir gününüz var, yarın toplaştığımızda bu konuyu çözmüş olun ki ufaktan imajınızı çizelim. O zaman saatlerimizi ayarlayalım; yarın yazının ikinci bölümünün altında buluşuruz… Baş baş…

entelektüel

 

Mesele Entellektüel Değil Entelektüel Olmaktır! (Part 1)
BilgimiO | İlginç Bilgi ve Tespitler

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapın.